1 Eylül 2019

Yaşayan Dev Bir Çınar…

yasayan-dev-bir-cinar

Bugün ülkemizde halkla ilişkiler tanımının ilk adımlarını attı, sayısız öğrenciyi sayısız başarıya imza attı 90 yaşına rağmen hala üretmeye çalışmaya devam ediyor. Örnek alınacak bir azim örnek alınacak bir kararlılık içerisinde 2010 yılında Ayşe Arman ile yaptığı röportajda yaşlandıkça neler oluyor sorusunu şöyle cevaplıyor Betül Hoca..

“Her sabah kalktığında, başka bir yerin ağrıyor. Bir sabah, “Allah Allah gözüm de iyi görmüyor. Amaaan çok da mühim değil” deyip, büyüteç alıp hayata devam ediyorsun. Benim evde her tarafta bir tane durur mesela. Ertesi gün bakıyorsun, dizin daha çok ağrıyor, onun bir ilacı var, alıyorsun, ağrın azalıyor. Önemli olan hayatın devam etmesi. Ama yaşlanınca sürprizler bitmiyor: En büyük sürpriz de, bedeninin, zihninin hızına yetişememesi. Bedenin durmak istiyor, zihnin koşmak…”

Şu anda içinizde yaşattığınız temel duygu ne? Sorusunun cevabı aslında bizim Kendi Hayatının Lideri Ol Seminerinde ki bir cümleye atıf gibi, Bir tür öfke, telaş… Daha bir sürü yapmak istediğim şey var ama ayol 83’üm, onları kalan vaktime sığdırabilir miyim? Zor be abi! “Daha çoğunu yapabilirim” arzuyla “Ama az zamanım kaldı” gerçeği çelişiyor, bu da insanı sinirlendiriyor. Kendine de kızıyorsun, “Bunları daha önce niye akıl etmedim? Daha evvel düşünseydim, planlasaydım, yapsaydım…”

Bir sürü sorun var mesela bu ülkede, bazılarının üzerine gidebilirdim, yardım edebilirdim. Gençlere daha faydalı olabilirdim. İsterdim ki, gençler birtakım şeylerin farkında olarak yaşasınlar…

Seminer Metnimizdeki şu cümleyi herkes hatırlar sanırım. “Ben her şeyi öğrendim, alanımla ilgili tüm bilgileri biliyorum dediğimiz anda geriye gitmeye başlarız.

Henry Ford diyor ki; “İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır”. Acaba kaç yaşında yaşlanmaya başlıyoruz, kaç yaşında ölüyoruz, kaç yaşında cenazemizi düzenliyorlar. Türkiye’de 30 yaşında ölüyor insanlar. Hele bir de yöneticiyse öğreneceği hiçbir şey yok. Oysa baktığınızda yaşlanmayan insanların davranış değişikliği yapan insanlar olduğunu göreceksiniz. Alanımızda sahip olduğumuz yetkinliği ve bilgi düzeyini sürekli yenilerken yapmamız gereken nokta, olabildiğince alanımızda derinleşebilmek.“

Betül hoca şu cümleler ile devam ediyor röportajına, Hayat, çok çabuk geçiyor. Bitiveriyor. “Bir şey yapacaksan yap!” “Harekete geç!” Ve sloganın şu olsun: “Şimdi değilse ne zaman?” Ve seni rahatsız eden şeylerden kurtul! İşinden memnun değilsen mesela, derhal değiştir. Hakikaten sevmediğin şeyde ısrar etmek doğru değil bu hayatta, değmiyor. Bankaya girmiş mesela ama istemiyor, zoraki çalışıyor. “Sebatical” diye bir şey var Batı’da, bir sene işten ücretsiz izin alıyor, bir bakınıyor, bir başka yere gidiyor, bir iki ay orada kalıyor, “Başka bir şey yapabilir miyim? Ben gerçekte ne istiyorum?” Bu soruların cevabını arıyor. Arayan da bulur şekerim. Biraz cesur olmak, risk almak gerekiyor hayatta.

Betül Mardin 83 yaşında verdiği röportajda şunu vurgulamış, Bir saniye bile oturacak zamanım yok. Ah biraz daha genç olsaydım, 70 mesela, tek tek o maden ocaklarını dolaşır, o köylerde konuşmalar yapardım. O yüzden yaşlanmaya sinirleniyorum ya. Bizim rektör Halil Güven’le, önümüzdeki sömestr neye dikkat çekebiliriz diye konuştuk. Devam etmek lazım Ayşe, hep devam etmek. Yeni fikirler bulmak, gençlerle birlikte iş yapmak. Bizi kurtaracak tek şey hayatta, üretmek, yaratmak, çalışmak…

Biz 30 yaşındaki yöneticilerin cenazesini kaldırırken şu an 89 yaşında olan Betül Mardin hala üretmeye çalışmaya mücadele etmeye devam ediyor. Bizler 30’lu 40’lı 50’li yaşlarda emekli olup oturmak hayali kurarken 70 yaşından olmanın hayali ile yanıp tutuşan ve daha çok şeyler yaratmanın mücadelesini veren bir insan var. Düşünüyorum da Betül Mardin’mi yaşlı yoksa biz mi ? Şerif Hoca’mızın bir sözü ile yazıyı sonlandırmak isterim. “Sadece kendi hayatınızda değil, evladınızın geleceğine baktığınızda mücadele ruhu kazandırın gerisini unutun…”

Paylaş!
LinkedIn
WhatsApp
X
E-posta
Facebook
Print

Benzer Yazılar