Aslıhan Ünlü Koşar / Akdeniz Bölge Kurumsal Projeler Yöneticisi

1983 yılında dünyaya gözlerini açıp da etrafına bakındığında aklından geçen ilk şey şu oldu:”Hey, burada çok eğleneceğim.” Bu arada, yeni doğmuş bir bebekten beklenmeyecek hareketliliği ve kocaman açtığı gözleriyle, kendisini ilk kez kucağına alan annesini korkutmuş olduğunu yıllar sonra öğrenecekti.

Yıllar geçtikçe dünya denen bu gezegeni çok sevdi. Çocukluğunun kelimenin tam manasıyla keyfini sürdü diyebiliriz. İki kolu ve iki bacağıyla ağaca sarılarak tırmanmayı becerdiğinden, mahallede küçük maymun olarak bilinirdi. O sokaklarda mutlu mesut oynayadururken, okul diye bir şey icat edildi. Sevmediğinden değil de, gitmeye mecbur tutulduğundan, bir süre bedenini zorla sınıfa soksalar da ruhu gezindi durdu. Notlar düşük gelince, okul dışında da ders çalıştırmaya teşebbüs ettiklerinden, konuyu gözden geçirip, ivedilikle ruhunu sınıfa çağırdı ve bir görev duygusuyla sınıflarını başarıyla geçti.

14 yaşındayken, babasının “Sophie’nin Dünyası” kitabını hediye etmesiyle birlikte felsefeye gönlünü kaptırdı ki babası bu kitabı hediye ettiğine sonradan çok pişman olacaktı. Zaten ite kaka giden toplumsallaşma süreci de böylece sona ermiş oldu. Eee, ne de olsa dogma kelimesinin manasını öğrenmişti artık.

Üniversitede Felsefe öğrenimi gördü ve mezun olduktan sonra Tıbbi Mümessil olarak çalışmaya başladı. İki cümlenin arasındaki bağlantıyı kendisi de halen kurabilmiş değil. Bu arada ömrünün geri kalanını Ankara’da geçirmek istemediğine karar verdi. O sıra da aşık da olmuştu. Sevgilisiyle evlenip Antalya’ya taşındılar. Daha dişe dokunur bir şeyler yapmaya karar verip İnsan Kaynakları ve Eğitim alanına yöneldi. Bu yolda hevesle ilerlerken, kendisini tekrar Tıbbi Mümessil olarak buldu. Bir gün kafasını gökyüzüne doğru kaldırıp da, yok mu şöyle hem satışın dinamizmi, hem İnsan Kaynakları’nın gelişime olan katkısı, hem de eğitimin manevi hazzı olan bir iş derken, başına bir uğur böceği konuverdi.

Halen, kocası Serdar ve dört ayaklı oğlu Bob ile birlikte yaşamı sevgiyle kucaklayarak, Antalya’da yaşamaktadır. Hayattan tek istediği herkesin gözlerinin mutlulukla parlamasıdır.


Atınç Büyükduykular / Akdeniz Bölge Müdürü

Haziran 1975’te Eskişehir’de doğar. Babası, gençlik yıllarında bateri çaldığı grubun vokalistinin sesini çok beğendiği için oğluna o vokalistin adını verir. Buna karşın kendisinin müzik yeteneği sıfırdır.

Eskişehir’in çamurlu sokaklarında geçer çocukluğu. Bir Eskişehir aşığıdır. Üniversite döneminde içini bir turizm hevesi sarar. Deniz, kum, güneş… İş yaşantısı Alarko Turizm Grubu’nda başlar. Fethiye’de 5 yılı aşkın bir süre insan kaynakları ve yönetimi ile ilgilenir. Burada Ege ve deniz havasına alışır. İnsan kaynakları yönetimi eğitimleri alır. Daha sonra askerlik için İstanbul’un yolunu tutar.

Döndüğünde bu sefer Marmaris’te bir süre insan kaynaklarında görev yapar. Sonrasında sıcak Antalya’ya yerleşir ve bir Eskişehirli ile evlenir. Evde ve işte çalışır, çalışır, çok çalışır. İnsan kaynakları yönetim çalışmalarına TUI Türkiye’de dört yıl kadar devam eder. Bu arada bir sürü eğitim alır.1996 yılında başladığı insan kaynakları yolculuğuna, Buğra’nın babası, danışman ve İzgören Akademi Akdeniz Bölge Müdürü olarak devam etmektedir.


Berk Toyata / Danışmanlık Projeleri Yöneticisi

Bundan tam olarak 32,64 yıl (çift tık Excelà boş hücre A1 seçtik, f(x)=(today()-doğum tarihi+1)/365 olsa, hmm…) önce Ankara’da başlıyor hayat maceram. Evet, doğru hesapladınız Kova burcuyum 😊. Bu macerada kendimi en iyi ifade ettiğim yöntemin müzik icra etmekte saklı olduğunu keşfettim (50’lerden başlayan ve 80’lerle devam eden dönemdeki kompozisyonlar sizce de harika değil mi?). Sosyallikten ve sanattan beslenen karakterimi Endüstri Mühendisliğinden mezun olarak sınadıktan sonra akademik çalışmalarıma Başkent Üniversitesi’nde ders vererek devam ediyorum. Profesyonel çalışma alanım ise “insan kaynakları” olup birçok firmaya yönetim ve insan kaynakları çözümleri sunmak üzere danışman gömleğimi de giydim ve sahadayım.

“Evet, peki biraz da hobilerden bahseder misiniz?” (bakınız mülakat teknikleri 101: aday nasıl soğutulur?); bir kaç tane paylaşayım barià müzik, spor, kendine-mühendislik (bu nedir ki? Geniş bir vakitte yapacağımız süper keyifli paylaşımlara bırakıyorum). En sevdiğim renklerden birisi sarı olmakla birlikte kişilik analizi renklerim kırmızı+mavi // `tamam İK’cısın anlıyoruz da bitir artık yazıyı dolu işimiz var` (-.-).


Burak Koç / Vizgo Akademi Eğitim Teknolojileri Uzman Yardımcısı

Mayıs 1997 doğumluyum. Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunuyum. Teknolojiyi takip etmeyi çok severim bir şeyleri söküp takmak, kendi tamirimi kendim yapmak bana büyük zevk verir. En büyük korkum güncelden kopmak ve uyum sağlayamamaktır.

Spor alanlarını takip etmeyi çok severim hem takım hem de bireysel spor alanlarını takip ediyorum.

Çocukluğumdan itibaren çizgi roman okumaya bayılırım. Hala bir oturuşta 50 ciltlik bir çizgi romanı okumak en sevdiğim aktiviteler arasındadır.

Her türden film izlemeye bayılırım.


Bülent Soylu / İzmir Bölge Kurumsal Projeler Uzmanı

1992 yılında Balıkesir’de dünyaya geldim. Aslen Konyalıyım, İzmir’ de ikamet ediyorum. Asker bir babanın, hemşire bir annenin evladıyım. Anadolu’nun doğusundan batısına birçok şehirde yaşama fırsatı buldum. Kendimi Anadolu‘nun farklı kültürleriyle sentezlenmiş biri olarak ifade edebilirim.
Doğumumdan 9 yıl sonra bana gerçek iyiliği, mutluluğu ve sevgiyi tanıtan (+1) kız kardeşim İlayda dünyaya geldi.  Down sendromlu olan kardeşimin bilimsel ve duygusal olarak tanıdığım herkesten (+1) fazlası var. Onu gerçek sevginin dünyadaki somut karşılığı olarak görüyorum.

Asker çocuğu olmamdan kaynaklanan bir alışkanlık olacak ki okul hayatımda da farklı şehirlerde bulundum. İzmir’le ilk tanışmama vesile olan Dokuz Eylül Üniversitesi ön lisans Yerel Yönetimler bölümünü bitirdim. Daha sonra Pamukkale Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum. İş hayatına bir mağazada Satış Temsilciliği yaparak başladım, daha sonra özel bir bankanın İzmir Bölge Müdürlüğünde Perakende Satış Temsilcisi olarak görev yaptım. Askerlik görevimi yapabilmek için bankadan ayrıldım. Ardından hep hayalini kurduğum  eğitim sektörüyle tanışabilmek adına bir eğitim ve danışmanlık firmasında Kurumsal Satış Temsilcisi olarak çalıştım. Ve bugüne kadar yaşadığım deneyimler beni ne mutlu ki şimdi sizlerin yanına getirdi. Bundan sonra yapacaklarımla da sizlerle birlikte daha ileriye hep beraber yürüyeceğiz. Aile ve dostluk kavramlarının benim hayatımdaki rolü/önemi çok büyüktür. Bu yüzden böyle bir ailenin parçası olacağım için çok heyecanlıyım.

Hayatımın mottosuyla hepinize merhaba demek istiyorum:
‘Hayata nasıl bakarsanız öyle yaşarsınız; mutlu ve umutlu bakmanız dileğiyle’.


Betül Uyar / Akdeniz Bölge İletişim Sorumlusu 

1991 yılının Ocak ayında dünyaya gelen Betül, ailesinin sevgi dolu bakışlarıyla karşılandı ama dört çocuklu bir ailenin üç numaralı elemanı olduğundan dolayı bütün ilgiyi üstüne çekemediğinden sanırım, zayıflayarak ve durmadan sakatlanarak, biraz da sakarlık yaparak ilgi odağı olmaya çalıştı. Umarım başarılı olmuştur. Çocukluğunun büyük bir kısmını her çocuk gibi kutu kutu penselerle, saklambaçlarla, körebelerle, beş taş ve yakar toplarla geçirdi. Eskiden en çok korktuğu şey, Betül’ü nerede bulsa deliler gibi kovalayan köpeklerdi, fakat şimdilerde en samimi bulduğu canlılar oldu. Çocukluk demişken, itiraf zamanı deyip buradan babasına sesleniyor, “Oğuzhan’ın (kardeşi) bisikletini ben kırmıştım. Suçu da onun üstüne atmıştım. Geç de olsa o suçsuz babacığım.”   (yıllardır içinde kalmıştı.) Okula Ankara’da başladı. Üçüncü sınıfa geldiğinde baktı ki Ankara hedefleri için yeterli bir şehir değil, Yozgat’a ufkunu genişletmeye gitti. O zaman anladığı tek şey, Coğrafyadan hiç anlamadığı oldu. Bu arada ufuk falan kalmamıştı ve sonra fark etti ki beyin göçü yapmanın zamanı gelmişti…

Tercihlere kadar hiç aklına gelmeyen matematik bölümünü seçerek Antalya’ya yerleşti. Hâlâ Antalya’da yaşamakta… Hayat felsefesi “insan sevgisi ve tebessüm” olan bu arkadaşımızın en büyük isteği, kocaman görünen dünyanın küçük bir taneciği olarak gelişimini ve donanımını olabildiğince yüksek seviyelere çıkarıp bir nebze de olsa insanlığa dokunabilmek…


Burhan Ergün / Bursa Bölge Kurumsal Projeler Yöneticisi

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdikten sonra öğrenim hayatına Dış Ticaret bölümü ile devam etti. On dokuz yıldır profesyonel iş hayatının içinde tekstilden inşaata, inşaattan eğitime farklı şirketlerde ürün/hizmet satışı ve iş geliştirme üzerine; uzmanlıktan yöneticiliğe kadar çeşitli pozisyonlarda çalıştı.
2013 yılından bu yana İzgören Akademi bünyesinde Kurumsal Projeler Yöneticisi olarak çalışmaktadır. On yıla yakın süredir farklı sektörlerden, farklı büyüklüklerdeki kurumlar ile ihtiyaç analizi çalışmalarını yaparak; eğitim, danışmanlık, gelişim/dönüşüm projeleri tasarlamakta ve yürütmektedir.
Kurumların önce kendi sistem ve çalışanlarına değer katmaları; ardından da içinde bulundukları ekosisteme katma değer üretmeleri için onlarla birlikte gelişmekte ve çalışmaktadır.
Türkiye Uğur Böcekleri Programı, TEMA ve Lösev gibi sosyal sorumluluk projelerinde görev almaktadır.
Fitness ve müzikle ilgilenen Ergün evli ve bir çocuk babasıdır.


Ceren Şener / Bursa Bölge Asistanı

1994 yılının Temmuz ayında dünyaya gözlerimi açmama rağmen, üşümekten titreyen çenem hala büyüklerim tarafından anlatılır. Sıcağa olan sevgim taa küçüklükten geliyor. Öğretmen bir ailenin ilk çocuğu olduğumdan her şeyin disiplinli, düzenli ve planlı olması hala beni en güvenli hissettiren şeylerdir. Sen öğretmen çocuğusun arkadaşlarına örnek olacaksın cümlesi bir yerden sonra canıma tak etmiş olacak ki, taklitler yapmayı ve herkesi güldürmeyi seven, gezmeye tozmaya bayılan biri haline geldim –ama hiçbir zaman okuldan kaçmadım ve kopya çekemedim.- Uludağ Üniversitesi İktisat bölümünü de 6 yılda bitirmem sanırım bunun bir sonucuydu. 

Müzik dinlemeyi ve şarkıları ezberlemeyi çok seviyorum. Yaz ayları vazgeçilmezimdir ve hala en sevdiğim renk pembedir.

İzgören Akademi’ye ilk başladığımda konuşmaktan bile çekinen biriyken, şimdi her sabah 3.sayfa haberlerini okuyan, ofisin içinde şarkılar söyleyen biri haline geldim. -Evet hala bazen çok mutluyken, 5 dakika sonra bunalıma girebilirim yengeç burçları beni anlayacaktır. –

İkinci ailem dediğim bu yerin her şeyiyle bana kattıkları için, gerçek hayatı gösterdikleri için, yalnız olmadığımı hissettirdikleri teşekkür ediyorum.  


Çilem Çelik / Finans Asistanı

26 Nisan 2000 tarihinde Muğla’da dünyaya gözlerimi açmışım. Evet… 2000’liyim yani milenyum çocuğuyum ve Z kuşağıyım. Benden 3 yaş büyük olan ablam sayesinde adım Çilem olmuş. Hala ‘ben sen doğmadan anlamışım benim çilem olacağını’ diye söylenir… Çekirdek bir ailenin tekne kazıntısı olarak dünyaya geldim. Bol bol markete, komşuya oraya buraya gönderilerek büyüdüm. Nasıl büyüdüğümü çok hatırlamıyorum, 18 yaşıma geldiğimde gözlerimi açtım ve Ankara’daydım. Deniz, kum, güneş üçlüsünden sonra farklı bir deneyim olduğundan olsa gerek buradan kopamıyorum. Soğuk ve kasvetli olsa da bu şehirde her zaman sevecek bir şeyler buldum kendime.

Öğrenim hayatıma 6 yaşında anasınıfı, 14 yaşımda ortaokul, 18 yaşımda lise derken bu yıl kepimi atarak ‘taze mezun’ ve ‘çiçeği burnunda Ankara’lı’ olarak iş yaşamına ilk adımımı attım. Daha önce stajyer olduğum ve çalışmaktan keyif aldığım İzgören Akademi’nin çalışanı olmaktan çok mutuyum.


Duygu Tezcan / Pazarlama Takım Lideri / Tasarım Uzmanı

1987 yılının Aralık ayında ” Yapacak çok şey var, bu kısa zamana herşeyi yetiştirmem gerek! ” diye düşünmüş olmalıyım ki 1988 yılı Ocağını bekleyememiş ve bir ay hızlandırılmış olarak dünyaya gelmişim. Bebekliğim çevremdekiler için o kadar gürültülü geçmiş ki 6 yaşında olan abimin üzerime yastıkla oturarak susturma denemelerinden şans eseri sağ kurtulmuşum. Gel zaman git zaman okulda en uzak olduğum derslerde (doğru tahmin ettiniz Matematik!) defterlerime resimler karalarken başlamışım Sanat’ımı icraa etmeye. Çok çığlık attım, biraz da içselleştirdiğim şeyleri somutlaştırayım bari diye abimin resim ödevlerini yapmaya başlamışım. Ve bu sırada, aynı zamanda okuduğum okulda öğretmen olan sevgili annem “bu kız ne güzel resim yapıyor, biz bunu resim bölümüne alalım” diyerek yeteneğimi keşfetmiş ve böyle başlamış benim güzel sanatlar maceram, iyi ki de başlamış…

Üniversite’deki ilk dersimiz Temel Sanat Eğitimi’ydi. Hocamızın tanışırken bize ilk sorduğu soru “Siz hangi dünyadan geldiniz?” olmuştu. O günden sonra hep düşündüm ben hangi dünyaya aittim? Ya da bu dünya nasıl bir dünya olmalıydı? Aynı derste heykel malzemelerini hazırlamak için kendimi kaynak atölyesinde demir profilden kaynak yaparken bulduğumda – Cem Yılmaz’ın tabak silerken ulaştığı  hımm şimdiiiii anladıımmmm – temalı Nirvana’sına ben de zamanla ulaşmış oldum.

Hayat hep bir sorgulama, sorguladıkça yeni sayfaların kapıların açıldığı bir oluşum benim için. İşte bu yüzden hep sordum ki yeni sayfalar açıldı önüme, yeni şeyler öğrendim. İzgören Akademi de benim için yeni ve hep yeni kalacağına inandığım, öğrenmenin sınırsız olduğu bir yer. Her zaman öyle kalması ve hep birlikte güzellikler içinde mutlu bir çalışma hayatı dileğiyle…

Bence güzel oldu 

Kompozisyon dersi vol 38347323 


Efkan Kaya / Vizgo Akademi Eğitim Teknolojileri Uzmanı

1987 yılının Eylül ayında Ankara’da dünyaya gözlerini rötarlı olarak açmış biriyim. (“rötarlı” dedim, çünkü her normal insan gibi 9 ay 15 günde değil de 10 aylık küçük bir tosuncuk olarak dünyaya gözlerimi açtım.) Sabırlı bir insan olmamı her zaman buraya bağlamışımdır.

Ankara’nın sisli ve defansif sokaklarında her zaman hakemin bitiş düdüğü akşam ezanı olan Japon kale maç yaparak geçirdim çocukluğumu. Kaplumbağa görünce futbol topu zannedip ayak parmağımı kırmam da tesadüf olmadı pek.

“Çalışmıyor, çalışsa zeki çocuk!” dediklerine de pek kulak asmadım.

Amerikan arabaları merakım üzerine lise öğrenimimden sonra bu alanda uzmanlaşmaya karar verdim, ta ki Murat 131’e BMW motoru takıp normal yakıt yerine oktanı yüksek uçak yakıtı koyup pistonları eritene kadar.

Böylelikle otomotiv kariyerimi sonlandırma kararı aldıktan sonra, sinemanın gücüne ve büyüsüne inandım ve Akdeniz Üniversitesi Radyo TV Sinema öğrenimine başladım. Sinemayı sirk gösterisi olarak görmedim. Film çekmeyi karanlıkta yol almak gibi gördüm. Sinema hayatı içindeki gerçekçi değerlerden beslendim. “Sinemanın aklının tavanı yoktur.” sözünü benimsedim. Bir de yağmurdan sonra toprak kokusuna bayılıyorum. Bunu da buraya niye yazdım bilmiyorum.

Çok dikkatli ve ayrıntıcı olduğumu söylerler. Güvenilir ve dürüst olduğuma inanırım.

İnsanın içini ısıtan Sadri Alışık selamıyla selamlarım hepinizi.

Bitti.


Emine Altun / Genel Merkez Mutfak ve Temizlik Sorumlusu

Annem bana hamileyken, babam annesini kaybediyor. Özlemini dindirmek için bana annesinin ismini koyuyor. Özlemini dindirdi mi bilmem ama uzun bir süre beni annem diye sevdiğini hatırlıyorum. İşte böylelikle hayatın taşlı yollarında yürümeye başladım. Hâlâ yürü yürü bitmiyor, taşlı yoldan asfalt yola bir türlü geçemedim. Bu yolda hep yalnız değildim tabii… Bir süre sonra eşim, kızım Dilan ve oğlum Emir de bana katıldı. Onları çok seviyorum…

 


Funda Alcin / Bursa Bölge İletişim Sorumlusu

Ağustos sıcağında dünyaya gelen Funda bebeği, doktoru çok sevip poliklinik poliklinik gezdirdiğinden midir bilinmez, ama annesi çocukluğundaki haşarılığını o günlere bağlar. Çocukluğu kendisinden 2 yaş büyük erkek kardeşinin peşinden koşup, futbol oynamak ve ağaç tepelerinden düşmekle geçer. Yaramazlıklarının önüne geçemeyen ailesi çareyi okul voleybol takımına yazdırmakta bulur. 8 yıl profesyonel olarak sürdürdüğü voleybol maratonuna üniversiteye başlaması ile ara verir. 2010 yılında Marmara Üniversitesi Sigortacılık Bölümü’nü kazanır, ikinci sınıfa geçtiğinde ise aynı üniversitenin Sürekli Eğitim Merkezinde part-time çalışmaya başlar. Yaklaşık 3 yıl süren MÜSEM yolculuğunun ardından üniversiteden mezun olur. Mezun olduğu bölümde iş arayışına başlar, fakat denemeler neticesinde fark ettiği şey, çoğu mezun gibi mesleğini yapmak istemediğidir. Hayallerinin peşinden giden Funda, eğitim alanında kendini geliştirmeye başlar. Girdiği bu yolda, onu hayallerine taşıyan bu güzel aile içinde kendini bulur.


Funda Ünal / Kayseri Bölge Kurumsal Projeler Uzmanı

1989 yılında Ankara’da doğdum. 10 aylık bir çocuk olmam sabırsızsın diyenlere savunma mekanizmamdır.  Her Ankaralı insan gibi nedeni bilinmeyen bir şekilde seviyorum Ankara’yı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde İktisat okudum. Ekonomiden çok hoşlandığım için değil, Eskişehir’de okuyabilmek için yapılan bir tercihti. Mükemmel bir üniversite hayatından sonra Ankara’ya dönüş ve iş hayatına başladım. Kariyer yaşamım 6 yıllık. En son Abdi İbrahim İlaç’ta Tıbbı Mümessil olarak çalıştım. Aşık oldum, evlendim ve Kayseri’ye yerleştim. Puzzle yapmayı çok severim. Çok kitap okurum. Çok film seyrederim. El işlerine bayılırım. Aldığım her şeyi kendime göre yenilerim. Tabureyi sehpa, avizeyi mumluk yaparım 

Şimdi İzgören Akademi’deyim, sıra kendimi yenilemekte!


Gizem Nur Çıklaçiftci / Danışmanlık Projeleri Asistanı

Ankara’nın 1991 yılının Kasım ayında ressam annesi ve mühendis babasının ilk göz ağrısı olarak dünyaya geldim. Çocukluğum hep yemek yememem üzerine olan değişik yemek yedirme hikayelerinden oluşur. İki kardeşimle birlikte inanılmaz eğlenceli bir büyüme serüveni geçirdik. Bu serüvenimize daha sonraları Badem adındaki çok tatlı bir golden cinsi köpeğim de katıldı. Tüm hayvanları çok seviyorum.

Eğitim hayatıma Çankaya Üniversitesi İngilizce İktisat bölümümü tamamlayarak noktaladığımı sanırken, kişisel gelişimime en büyük katkı sağlayacağını düşündüğüm Ankara Üniversitesi Yönetim ve Strateji YL okuyarak devam ediyorum.

Hayatta en sevdiğim şey bildiğim bilgilerimi başkalarıyla paylaşmak. Bu yüzden nerede çocuk görsem derslerinde takıldığı bir yer olup olmadığını sorarım. Takılıyorsa yandı   Şu anda sevdiğim işi yaptığımı ve İzgören Akademi’nin bir ferdi olmaktan gurur duyduğumu belirtmek isterim. En önemli motivasyon kaynağım değer üretip insanlara, kurumlara katkı sağlamaktır. Ve tabi ki sevdiğim insanlarla bu işi yapıyor olmak ise en büyük şansım.

Son olarak en sevdiğim kelime: “Ganbaru”. Yani Japonca’da ‘sonuna kadar direnmek’ ya da ‘kişinin elinden gelenin en iyisini yaparak dik durması’ anlamına gelir. Hayata karşı her zaman mutlu, sevgi dolu ve dik duran kişilere dönüşmemiz dileğiyle…


Gizem Kaya / Genel Merkez Kurumsal Projeler Uzmanı

1988 yılında Şubat ayının en karlı gününde keyfim yerinde olacak ki fazlaca gecikmeli olarak dünyaya gelmişim. Haliyle o kadar kilolu doğmuşum ki azıcık geciksem doğar doğmaz yürüyebilirmişim! Çocukluk hayatım en iyi arkadaşım ablamla bize gelen misafir çocuklarını korkutmak ve hayattan soğutmakla geçti. Küçükken sürekli soru sormama ve bitmeyen bir merak duygusuyla yaşamama ailem büyüyünce geçer diye baktı. Oysa büyüdükçe merak duygum daha da arttı. O sebeple beni bir şeyleri karıştırırken ve soru sorarken görmemiz muhtemeldir. Tanıştığım kişilerin(bir daha denk gelmesek de)okudukları kitapları, doğum günlerini ya da onlara ait kişisel bilgileri zihnimde tutmakla ünlüyüm! Bir bilgiye ulaşmamı isterseniz dehlizlerde kaybolup bulurum. Kendini yormak istemeyen çevrem için sık sık Google görevi görürüm. Verilecek hep bir 10 kilom, bitmeyen heyecanım, suç belgeselleri ve 90’lar filmlerine zaafım, yaratıcı dramaya büyük sevgim ve tutkum vardır. Öğrendiğim şeyleri, izlediğim filmleri, okuduğum kitapları saatlerce anlatmayı ve üzerlerinde konuşmayı çok severim sebeple fazla uzatırsam 2 kere göz kırparsanız anlayıp susarım(Umarım).Canım sıkkın olduğunda mutfağa girer çok lezzetli yemekler yaparım. Tamam dürüst olayım canımın sıkkın olmasına gerek yok. Mutfakta bir şeyler yapmaya bayılırım. Denizi ve doğayı Karadenizli olmamın da etkisiyle çok severim. Yeşil varsa ben de varım. Toprakla yeniden enerji depolarım.

Sürekli yeni şeyler öğrenme isteğim sayesinde İzgören ailesiyle tanıştım. Aldığım eğitimlerle tanıştığım ve “keşke ben de orada olsam” diye iç geçirdiğim ailenin üyesi olarak devam edecek olmak benim için heyecan ve mutluluk verici. Dilerim hep merak duygusuyla, ilk günkü heyecan ve hevesle ve güzelliklerle yolumuza devam ederiz…


Gökçen Acuner / Vizgo Akademi Sistem Lideri

Kömür madenlerinin (kara elmasın) merkezi olan Zonguldak’ta, kara bir çocuk olmam beklenirken kavun gibi sapsarı bir çocuk olarak dünyaya geldim. Hacettepe Üniversitesi Büro Yönetimi ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümlerini bitirdim. Prokon Mühendislik Şirketinde yaptığım staj ile ilk iş deneyimimi yaşadım. Üç aylık çalışma sonucu stajıma devam mı, tamam mı kararının verileceği gün parmağımı zımbalamam sonucu ilk iş tecrübemi sonuçlandırmış oldum. 1998 yılında Ahmet Şerif İzgören ile tanışma fırsatını yakalayarak kendisiyle yaptığım iki dakikalık iş görüşmesi sonucu profesyonel anlamda ilk iş tecrübem olan İzgören Akademi’ye demir attım. Hatta ortak bile oldum. 1998 yılından bu yana İzgören Akademi Genel Merkez’de çeşitli pozisyonlarda görev yaptım. Şu an İzgören Akademi’de danışman ve yönetici koçu olarak görevime devam etmekteyim. 

Evli ve fotoğrafta yanağıma yapışık olan, adının özelliklerini tamamıyla taşıyan BORA’nın annesiyim.


Gülşah Akbaba / Kocaeli Bölge Kurumsal Projeler Uzmanı

91 Kasımında Gölcükte dünyaya gelmiş biri olarak 2022 yılından geçmişe bakıldığında hayattaki çoğu tercihinin ve kendinde keşfettiği yeteneklerinin doğduğu yer ile ilintisi onu hayatın nüktedanlığını hatırlattığı için oldukça gülümsetir (Not: Onu her şey gülümsetir). Gölcük gibi küçük, insanların birbirini iyi tanıdığı ve gerekli durumlarda birbirine destek olabildiği kolektifin içine doğmak belki sadece tesadüftü, ancak “doğduğun yer kaderin” kalıbı hiç bu kadar yerini bulmamıştı. Esnaf çocuğu olmanın getirdiği alışkanlıklarla hayatı boyunca kendini ifade etme koşununda sorun yaşamadığını belirtmek gerek. Bundandır ki herhangi biri ona bir fikirle geldiğinde “ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAAAAN” diye yükselip, fikri hayata geçirmek için harekete geçer.

Efendim hayatı öğrendikçe ve insanları tanıdıkça bireysel eğitim hayatında çok uzun ve didaktik öğretilerden ziyade daha çok pratiğe yönelmek o kadar galip gelmişti ki kendisini daha üniversitedeyken “Satışçı” olarak buldu.  Yaklaşık 9 yıldır kendi değerlerini ve isteklerini de koruyarak dolu dizgin meslek hayatının devamlılığı  dürüst ilişkilerle mümkün olabilirdi. #sukurmoment, onu da yaptı. Bir şeye inanmadan diğerlerine aktaramazsın ya işe öyle bir şey.


Haydar Karadoğan / Genel Merkez İdari İşler Sorumlusu

2 Kasım 1987 yılında ailemin ilk çocuğu olarak Ankara’da dünyaya “merhaba” dedim. Bütün öğrenimimi Batıkent’te gerçekleştirdim. Spor aşığı biri olarak 1996 yılında futbolla tanıştım. Amatör olarak yaklaşık 10 sene futbol oynadım. Ta ki paraşütle tanışana kadar. 2003 yılında tanıştığım paraşüt sporunu kendime meslek edindim ve 10 sene paraşüt atlatıcısı olarak görev yaptım. Bu zaman diliminde Türkiye birinciliğim Türkiye ikinciliklerim ve Türkiye üçüncülüğü elde ettim. Kafasına koyduğunu yapan bir yapıya sahibim. Bu yüzden tuttuğumu bırakmam  Sinema ve müzik vazgeçilmezlerim arasındadır. Babamı kaybettikten sonra annem ve kardeşime sarıldım.


Ömer Emre Kaya /Kurumsal Gelişim, Ar-Ge ve Teknoloji Lideri / Eğitmen / Danışman

Ömer Emre Kaya Ankara’da dünyaya geldi. İlköğretim dönemini Fethiye’de doğa ile iç içe geçirdikten sonra ailesi ile birlikte tekrar Ankara’ya döndü ve ortaokul – liseyi Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesi’nden “İşletme” dalında lisans ve “Yönetim Organizasyon” dalında yüksek lisans derecelerini aldı.

Üniversite dönemi boyunca yarı zamanlı olarak hizmet sektöründe kongre organizasyonu alanında çalıştı ve aynı zamanda uluslararası bir öğrenci organizasyonu olan AIESEC Ankara şubesinde gönüllü faaliyetlerde bulundu.

2002 yılından itibaren tam zamanlı olarak çalışmaya başladı. 2002 – 2015 yılları arasında çeşitli özel sektör kuruluşlarında eğitim, danışmanlık, bilişim, proje yönetimi ve dış kaynak kullanımı alanlarında koordinatör, eğitmen ve danışman olarak görev yaptı. İş Planı Hazırlama, Fizibilite, Girişimcilik ve İş Kurma Süreçleri, Proje Yönetimi, Pazarlama Planlaması, Bireysel Vizyon Gelişimi ve Koçluk eğitimleri verdi. İş Planlaması, stratejik planlama, pazarlama planlaması, re-organizasyon ve süreç iyileştirme alanlarında danışmanlık faaliyetleri yürüttü.

2016 yılının başından itibaren de İzgören Akademi’de “Danışmanlık Projeleri Yöneticisi” olarak görev yapmaya başladı.

Aynı zamanda profesyonel olarak müzikle uğraşan Ömer Emre, 2007 yılından bugüne kadar Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya ve Muğla/Fethiye’de çeşitli mekân ve organizasyonlarda yaklaşık 400 sahne performansı gerçekleştirdi ve elektro ve akustik gitar dersleri verdi. Sahne performanslarına ve gitar derslerine Ankara’da devam ediyor.

Kişisel ilkesi “Hayat boyu öğrenmek ve insanların bilgi ve anlayışına katkıda bulunmak” tır.


Özlem Erbaşlar / Bursa Bölge Müdürü / Yönetici Koçu-PCC / Danışman

İlkokulda flüt kursuna giderken müziğe ve öğretmenine hayran kalan, annesi TRT’de pazar günleri yayınlanan “Pazar Konseri”ni kapatırken o kendisini koltukta, çıtı çıkmadan konseri izlerken bulan ve müzik öğretmeni olacağını söyleyen bir çocukluk geçirmiştir. İş üniversite tercihlerine gelince ısrarla konservatuara gitmeyi söylemesine rağmen mühendislik okumasının daha yakışır olacağını düşünen ailesinin ısrarları sonucu Bursa’da Ziraat Fakültesine kaydını yaptırmıştır. 2 yıl Bursa’da olmanın tadını çıkarmış, müzik bölümünde okuyan arkadaşıyla onun derslerine girmiş ve ders notlarını tutmuştur. 2 yılın sonunda bölümü gereği, kulağında Vivaldi, elinde atrapla kelebek peşinde koşmuş, laboratuvarda böcek üretmiş, çekirge yakalamış, böceklerin büyülü dünyasını keşfetmiş ve hayran kalmıştır (hamam böceği hariç). Karşısına bir fırsat çıkmış “Pedagoji “ eğitimi almış ve mezun olur olmaz öğretmenlik mesleğine başlamış, sabahtan akşama kadar müzikli eğitim yapmış, öğrencilerinin tertemiz duyguları ile eğitilmiştir. Kaliteli olduğunu sanarak özel sektörde kalite sistemleri yöneticiliği yapmıştır. Kalitesini artırdığını düşünen ve krizden etkilenen bir firmanın ona özgürlük belgesini vermesinin ardından girişimci olmuş ve İzgören Akademi’nin Bursa Bölge Müdürlüğü’nde Kurumsal Projeler Yöneticiliği görevini yürütmüştür. Bölge müdürünün ayağını kaydırmıştır ve Bursa Bölge Müdürü olarak çalışmalarına devam etmektedir. Afacan soyisminin de kullanılmasında ısrar eden Özlem Afacan Erbaşlar, Türk edebiyatının şair ve yazarlarının kitaplarını yanından ayırmayan ve miras kalan değerleri yaşatmak için çabalayan bir arkadaşımızdır.


Pınar Uzunokur / Finans ve İdari İşler Lideri

80’lerin kavurucu Temmuz ayında dünyaya gelmemden midir bilinmez, yaz her zaman en sevdiğim mevsim oldu. Üç çocuklu ailemin en küçüğü olarak asi ve zapt edilemez çocuk ruhumu kaybetmeden büyüdüm. Birbirinden renkli dünyalara sahip Batuhan ve İrem ile anneliği öğrenme serüvenim devam etmekte. Yıllardır finans alanındaki genel algıya inat güler yüzümü kaybetmedim :). Akademi ile yollarımız 2017 yılında kesişti. İyi ki de kesişti. Öğrenme ve gelişim yolunda benim için bir dönüm noktası oldu. İzgören Akademi’nin hem öğrencisi hem de yerinde duramayan finansçısı oldum.

Ailem, dostlarım, Ankara’m, kedim, kitaplarım, çalışmak, dans etmek ve koşmak (tamam 5 dakika yürüyüp 1 dakika koşuyor olabilirim:) vazgeçilmezlerim.


Samet Kaya / Karadeniz Bölge Kurumsal Projeler Uzmanı

1988 yılının Temmuz ayında burnumda kocaman kırmızı bir noktayla doğdum. Sonra ne zaman, nereye kaybolduğu hakkında henüz bir bilgim yok. İlk, orta ve lise eğitimimi Samsun’da, lisans eğitimimi ise Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra yabancı dil eğitimi almak üzere İngiltere’ye gittim. 1 yıl kaldıktan sonra İstanbul’a dönerek ELC Group Mühendislik A.Ş. &  Royal Haskoning DHV şirketinde önce stajyer mühendis daha sonra da danışman mühendis olarak çalıştım. 

Memleket hasreti ağır basınca Samsun’a dönme kararı alarak uzun zamandır hayranlıkla takip ettiğim İzgören Akademi’ nin kapısını çaldım ve içeri sızdım. Bu sıralarda bekarlığa veda ederek, 2017 yılında da Nisan’ın babası oldum.  


Sedanur Bacacı / Kocaeli Bölge İletişim Sorumlusu

1997 yılının Şubat ayında İzmit’te dünyaya gözlerimi açtım. Her ne kadar yılın en soğuk aylarından birinde doğsam da sıcak kanlı, sevecen, korumacı potansiyel bir abla olarak annem ve babam bana 2 kız kardeşin daha uygun olacağını düşünmüşler. Soğuk içime öyle işlemiş ki üniversitede Düzce yollarına düşüp kepimi atar atmaz koşarak uzaklaşmışım. Peki ben bununla yetinir miymişim, bence de yetinirmişim. Derken kalbimi ısıtacak bir yeri sonunda buldum ve 2018 yılında İzgören akademiye başladım. Kocaeli bölge müdürlüğünde İletişim Sorumlusu olarak görevimi yürütmekteyim. İletişim bizim işimiz kalıbını artık her yerde gönül rahatlığı ile dile getirebiliyorum. 


Selin Arutan / Genel Merkez İletişim Sorumlusu

1991 yılından itibaren doğma büyüme Kadıköy’lü ama Galatasaray taraftarı. Küçüklüğünde pek sesi çıkmayan, sonraları da konuşmaktan bıkmayan, ama bir başak burcu kadını özelliği olarak dinlemeyi de çok iyi bilen, Sakaryalı Kafkas göçmeni bir ailenin 3 kızından, ‘hep bakkala gönderilen’ yani 2.si olarak dünyaya geldiği için doğuştan sabırlı ve anlayışlı, ‘asi metal müzik’ hastası. Lise yıllarında epey hayta, üniversitenin ilk yılında büyüyüp, aynı anda iş hayatına atıldı. Okuduğu bölüm olan gazetecilik mesleğine 2012 yılında Milliyet Gazetesi’nde stajyer foto-muhabiri olarak emeklemeye başladı. 2013-2014 yılın gazetecisi ödülünü de alıp, 2016 yılına kadar mesleğini yapmaya çalışıp ‘’olmayacak bu iş’’ diyerek bir yıllığına Toronto’ya giderek hem gezip, hem İngilizcesini geliştirip yurda dönüş yaptıktan sonra bir süreliğine sanat galerisi ve müzayede işlerine el attı. Kısa bir süreliğine Atatürk havalimanı bünyesinde satış kısmında tecrübeler edindikten sonra, kalıcı ve verimli bir kariyer için aramalara başlayınca İzgören Akademi ile tanışıp, anlaşıp, severek bu aileye katıldı.


Seval Suna / İzgören Akademi Muğla Temsilcisi

Soğuk bir şubat gününde tipik bir balık burcu olarak Diyarbakır’da dünyaya gelmişim. Eskiden bebekler doğduğunda 40 günden önce evden dışarı çıkarılmazlarmış. Ailem benim 40. gün gezmemi babamın öğretmenliği dolayısıyla İstanbul’a taşınarak yapmışlar. O gün bu gündür sürekli geziyorum. (Diyarbakır, İstanbul, İzmit, Ankara, Muğla) 4 çocuklu bir ailenin 3 numarası olarak evin bütün angarya işlerini ben yaptım. Komşuya bir tabak dolma götürmek, komşudan yumurta, yoğurt vs. istemek, fırında pide kuyruğunda beklemek, bakkal, pazar, tuhafiye işleri hep benden sorulurmuş. “Neden ben?” diye sorduğumda, “Sen beceriklisin, sen yaparsın, sen güler yüzlüsün, insan ilişkilerin kuvvetli, (ne alakaysa, alt tarafı ayak işleri!)” cevabını almışım. Bunun kötü ama üzerimde çok etkili bir motivasyon çalışması olduğunu anladığımda aradan yıllar yıllar geçmişti. Sayısalcıyım, hesabım kuvvetli diye kendimi avutarak Gazi Üniversitesi Matematik Bölümü’nde (okumaya!) çalıştım. Okulumun her yıl bir yıl daha uzayacağını gördüğümden 3. sınıfta üniversiteden ayrıldım ve 1996 yılında, öğrenci olarak yolum Academy International ile kesişti. Kayıt sırasında Ahmet Şerif İzgören’i ve ortağı Hakan Akın’ı sorduğum sorularla canlarından bezdirdim. Bu zorlu kayıt sürecinden sonra beni kapılarından bile sokmamaları gerekirken, kendimi hem öğrenci hem de Academy’nin ilk çalışanlarından biri olarak buldum. Herkesin bulunmak isteyebileceği bir kurumda, özellikle de Şerif Bey ile çalışmak en büyük şansım oldu. 2000 yılında evlenip Marmaris’e yerleştim, kızımı büyüttüm ve yıllar sonra yine yeni yeniden bu büyük aileye, ikinci sıcak yuvama, İzgören Akademi Muğla Temsilcisi olarak döndüm.


Sevil Alkan /Satış Lideri/ Danışman /Koç

Sevil Alkan, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi İşletme bölümünde, yüksek lisans eğitimini ise Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Dış Ticaret ve Uluslararası Pazarlama bölümünde tamamlamıştır.

2001 yılında Forum Fuarcılık ve Geliştirme A.Ş. firmasında satış ve pazarlama uzmanı olarak yurt içi ve yurt dışı fuar organizasyonlarında görev almıştır. 2003 – 2008 yılları arasında Ahsel İnşaat bünyesinde sırasıyla satın alma uzmanı, satın alma müdür yardımcısı ve satın alma müdürü olarak çalışmıştır.

Gama Güç Sistemleri A.Ş. firmasında 3 yıl boyunca uluslararası projelerde satın alma faaliyetlerinin ardından 2011-2015 yılları arasında İstanbul’da Summa İnşaat firmasında yine aktif olarak proje satın almaları görevini üstlenmiştir.

2011 yılında İzgröen Akademi Eğitici Eğitimi programına katılmıştır. 2016’dan beri İzgören Akademi İstanbul ofisinde İstanbul Bölge Yöneticisi olarak çalışmaktadır.

NLP Practitioner, NLP Master Practitioner sertifikalarına sahiptir. Odyssey Danışılan Danışman programına katılarak Odsyssey Danışmanı ünvanını almıştır. Adler Koçluk Okulundan ICF Onaylı Koçluk Seritifkasına sahiptir.

Bireysel ve kurumsal koçluk çalışmalarını aktif olarak yürütmektedir. Kurumsal İhtiyaç Analizi, Eğitim ihtiyaç Analizi, Süreç İyileştirme Çalışmaları alanlarında danışmanlık yapmaktadır.


Sibel Ötegen / Kayseri Bölge Müdürü /Koç

Kayseri’nin en büyük ilçesi olan DEVELİ’de doğdum. Bana göre o kadar büyüktü ki hâlâ “Nerelisin?” diye sorulduğunda ilk olarak Develi sonra Kayseri derim. 3 kız kardeşin en küçüğüyüm. Doğduğumda her ne kadar babam “Bu da mı kız oldu?” dese de sonrasında beni sevmişler, aralarına almışlar. Ama yine de bebekler yerine takla atan arabalarla oynamaktan ve erkek berberinde saç kestirmekten kurtulamamışım (fotoğraftan anlaşıldığı üzere). Okuma yazma öğrenir öğrenmez soluğu kütüphanede almışım. İlkokul 3.sınıfta orada yapılan ilginç bir yarışmayı kazanarak ödül olarak aldığım “Osmanlı Edebiyatı’nda Gazel İncelemesi” adlı kitapla bu isteğim artmış. Okuya okuya bu zamana kadar geldim. İlk iş tecrübem bir ilaç firmasında oldu. Orada dikiş tutturamayınca İzgören Akademi’ye girdim.


Sinem Açer / İş Geliştirme ve İş birliği Lideri

Sıcak bir ağustos gününde dünyaya gelmiş ve tüm çocukluğunu mahallede arkadaşları ile oyun oynadıktan sonra saatin kaça geldiğini unutarak eve tüm enerjisi biterek dönüp sabaha kadar deliksiz ve binbir türlü rüyalarla süslediği uykularla geçirmiş. İlkokulu mahalledeki Bademlidere adlı küçük okulda okumuş. Tüm dünyası o mahalle ve en fazla karşıdaki orman sınırlarına kadar genişlemiş bir ilkokul serüveni… Ortaokula geldiğinde sınırları bir anda genişlemiş ve üç sene yürüyerek gidip geldiği ve mesafesi bir saati bulan okul yolundaki hayalleri ile güzelleşmiş bu üç sene. Sonraki üç sene de normal bir lise hayatı geçirdikten sonra üniversiteye hazırlıkla geçen bir üç sene daha geçmiş ve artık istediği okul olan Ankara Üniversitesi’nin istediği bölümü olan Gazetecilik’te okumuş. Mezun olduktan sonra sektörün gerçekleri ile yüzleşip kendi sektöründe çalışmaktan vazgeçip farklı sektörlerde iş hayatına dalarak çalışma hayatına girmiş. Dört sene “spor” sektöründe aktif olarak çalıştıktan sonra sporun yaşam kalitesini arttırdığına olan inancı azalınca, sektörü değiştirerek bir buçuk sene bir reklam ajansında çalışmış. Yeni bir teklifle aslında “İzgören Akademi” ailesine katılmasına vesile olan ve bu nedenle kendilerine minnettar olduğu Link Tıbbi Sistemleri’nden sonra “İzgören Akademi” ailesine katılmış.


Şehnaz Dereli / Karadeniz Bölge Müdürü

Gelişmesi uğruna çok emek verdiği Samsun’da doğmuştur. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunudur. Yüksek lisansını işletme alanında yapmıştır. 2 yıl medya sektöründe enteresan şekilde ağır görevler yürüttükten sonra, Samsun TSO’nın transfer talebine hayır diyemediğinden aynı kurumun Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü olmuştur. 14 yıl boyunca bu önemli görevi yürüttükten sonra hayatındaki düzen ve konfor fazla gelmiş olmalı ki ani bir kararla istifa etmiştir. Bu kararından dolayı psikiyatriste gitmesi gerektiğine dair tavsiyelere içten içe gülmektedir. Çıktığı yolun doğruluğu ile ilgili, o kadar işte. Şimdilerde Karadeniz Bölge Müdürlüğü’müzün kurucu ortağı ve kurumsal projeler yöneticisidir. Nisan 2012’de olmayan bir işin teklifini kabul etmekle, ekibin görünmeyene inanan ilk insanı olmuştur. İnanmakla kalmamış baştan sona da süreci tasarlamıştır. İnandığı değerler ve insanlar uğruna acayip de kavga eder, bizden söylemesi… Tarihe ve yogaya olan ilgisi yoğundur. Nihayetinde ise Arda ve Defne’nin annesi, Yusuf’un da can yoldaşıdır.


Tacettin Açıkgöz / İstanbul Kurumsal Projeler Yöneticisi / Eğitmen

İstanbul Bölge Kurumsal Projeler Uzmanı olarak ekibimizde yer alan Tacettin, İstanbul doğumludur. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde Jeoloji Mühendisi olarak tamamladıktan yıllar sonra ‘Psikoloji’ alanında yüksek lisansa başlamıştır. Farklı disiplinlerle kendini geliştirmeyi seven Tacettin’in ‘öğrenme’ ilk sıradaki motivatörüdür.

Üniversite yıllarından yakın geçmişimize kadar sıkça sahne deneyimi yaşamıştır; gitar çalar ve şarkı söyler. Son zamanlarda ise nadiren sahneye çıkar; daha çok dijital ortamlarda müzik sunumlarını gerçekleştirir.

Başta psikoloji, tarih ve klasik edebiyat alanlarında olmak üzere birçok alanda kitap okumayı sever. Not alır, yorumlar. İçerik hazırlayıp paylaştığı “Derkenar Sohbetleri” isimli YouTube kanalının kurucusudur.

İzgören Akademi ekibinin hayat amacının kendi amaçlarıyla uyumlu olduğunu söyler. Akademi bünyesinde kendisini gerçekleştirmek için uygun ortama sahip olduğunu düşünmesi onu kendi deyimiyle “mutlu çalışan” kılmaktadır.

Evlidir ve Ege’nin babasıdır.


Tuğba Erdoğdu / Yönetici Asistanı

1980 yılının Aralık ayında Malatya’da sokağa çıkma yasağı varken dünyaya gelmeye karar vermişim. Özgürlüğüme düşkünlüğüm bu yüzden olsa gerek. Prematüre bir bebek olarak dünyaya gelmemle birlikte bir takım hastalıklara yakalanmışım ve doktorlar çok fazla yaşamayacağımı söylemişler anneme. Ama işte sonuç… inadına yaşamış tutunmuşum güzel hayata. Çocukluk yıllarım İzmir’de geçerken asker babamın sayesinde birkaç şehir gezdikten sonra tekrar İzmir’e döndük. Annem bir modaevinde designer, harika işler çıkarıyor. Bir erkek kardeşim, bir erkek kedim (Toros) , bir de 15 yaşında oğlum Çınar’ım var.
Ruhuma iyi gelen ,beni motive eden hayvanları, bitkileri, yürüyüş yapmayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi ve denizi çok seviyorum.


Ahmet Şerif İzgören / Yönetim Kurulu Başkanı

Siyah beyaz Türk filmlerini çok seviyorum, fakat fark ettim ki son bir senedir filmlerde biri öldü mü zır zır ağlıyorum. Okunmuş eski kitapları ve midye dolmayı çok seviyorum. Kazaklarımı ve tişörtlerimi küçüklüğümden beri ısırarak giyiyorum, çok acayip bir teknik, nasıl başladı bilmiyorum ama çok da pratik. Dişimi sola doğru normal fırçalıyorum, sağa doğru fırçalarken diş fırçası sabit, kafam hareket ediyor, bir türlü düzeltemedim. Küçüklüğümden beri öğlenleri mutlaka 15 dakika uyuyorum. Olması gerektiği kadar cesur ve girişimci değilim. Arkadaşlarımı çok severim ve çok eski arkadaşlarım var. 25 yaşımdan beri nefesli dalış yapıyorum. Budur.


Umut Sav / Eğitmen / Danışman

Eskişehir’de dünyaya geldi. Halen çok iyi “es es ki ki eski eski es” diyebilmektedir. 80’lerin başında Ankara’ya geldi ve tüm öğretim hayatı burada geçti. Sokakta maç yaptı. Tüf tüf oynadı. Apartmanda yangın çıkardı. Patlak top verip keçiboynuzu, leblebi tozu aldı. Komşulara “Müsaitseniz annem babam bu akşam size gelecek” dedi. Karşı mahalle çocukları ile hatırlamadığı sebeplerden dolayı kavgalara karıştı. Kara Şimşek, He-Man, Voltran, Alf, Zenginler de Ağlar gibi birçok şey izledi. Silifke ve Dinar yöresi folklor oynadı. Ankara 2. ligde lisanslı basketbolcu olup, şampiyonluk yaşadı.

Annesi, babası, 2 teyzesi, 3 eniştesi, amcası, yengesi öğretmen. 2 dedesi ve anneannesi köy enstitüsü mezunu emekli öğretmenler. Neredeyse tüm sülalesi öğretmendir. Eğitime çok inanır. AIESEC’le başlayan eğitim verme ve alma macerası halen devam etmektedir. Mavi uğur böceği olarak gönüllü, Akademili olarak profesyonel eğitimler vermektedir. 2 yıl İstanbul’da çalışmış ama pek yaşayamamıştır. Farklı kurumlarda projecilik, eğitmenlik, danışmanlık yaptıktan sonra 2004’te İzgören’e gelmiş sonra da ortak olmuştur.

Ailesini ve arkadaşlarını çok sever, onlara çok güvenir. Bu ülkenin insanına, toprağına, değerlerine çok inanır. Sevdiği ve inandığı her şey için bilgi paylaşmaya, öğrenmeye, üretmeye devam etmektedir.


Yasemin Kaya /Almanya Koordinatörü – Kocaeli Bölge Müdürü

Kendisini iflah olmaz bir girişimci olarak tanımlıyor. Ne yapsınmış genetiğinde varmış. Ailesi 7 kuşaktır girişimciymiş babası dedesinin koyunlarını satarak köyden şehre göç etmiş mütevazi ama kayda değer bir hikaye yazmış. Profesyonel hayatının ilk yıllarını bankacılık sektöründe ve  hep birilerinin onu fark etmesini bekleyerek geçirmiş. Sonra bakmış ki kimsenin onu keşfettiği yok oda kendini keşif için bir yolculuğa çıkmış. Başarısız birkaç iş deneyimin ardından iş dünyasında ki neredeyse bütün hataları öğrendiğinde yolu izgören ile kesişmiş ve halen devam ettiği ve her gün aynı tutkuyla yaptığı işi yapmaya başlamış.

Yaptığı işi fenada yapmadığını düşünüyor sebebine gelince şirket batıra batıra nasıl batırılmayacağını öğrenmiş olmasıymış.. Bu hataları yapmazsa başarı onun için kaçınılmazmış. Rana’nın kızı olmasının da ona ayrıca bir güç verdiğini düşünüyor.


Zafer Erbaşlar / Bursa Bölge Yönetici – Ortak 

Dünyaya kız olarak gelmem planlanmış, (ki ultrasonla cinsiyet tespiti o tarihte henüz yok) kıyafetler ve isim (Şule) bile hazırlanmışken ben bir sürpriz yapıp 1968 kışının en soğuk günlerinden birinde Bursa’da bir erkek olarak doğmuşum.

Şaşkınlıktan bütün sülale isim bulamadığı için Yunanistan göçmeni komşumuz “Zafer olsun bu kızancığın adı.” deyivermiş. Deyiş o deyiş… 43 yıldır hayatım zaferlerle dolu sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Babamın memuriyeti yüzünden hiçbir okulu aynı kasabada tamamlayamadığım için üniversiteyi güç bela kazanıp aynı güçlükle bitirdim. Memur bir ailenin çocuğu olmama rağmen içimdeki girişimci ruh lise yıllarından itibaren kendini gösterdi. İlk işim hurda kâğıt toplama merkezindeydi. Üçüncü kamyondan sonra devletle ticaret yapmak için insanın dayısı olması gerektiğini anlayınca benim ilk girişimcilik hüsranla sonuçlandı. Ama ticaret kanıma girmişti, devamında lokantalara kültür mantarı satışı geldi. Taze ve küçük mantarları kendime ayırdığım ortaya çıkınca lokantacı esnafı arasında hiç de hak etmediğim bir şekilde kötü bir namım oluştu. Böylece bu girişim de yarım kaldı. Şansımı biraz da özel sektörde çalışarak denemek istedim. Tahmin edeceğiniz üzere genel müdürlüğe yükselemediğim gibi, muhasebe finansman müdürlüğünü yürüttüğüm son iki firma iflas etti. İçimdeki girişimci ruh yine ateşlenince İzgören Akademi’nin Bursa Bölge Müdürlüğü’nü kurmaya karar verdim. İzgören Akademi’nin Yönetim Kurulu Başkanı’nın çok samimi dostum olmasının hiçbir etkisi olmadı desem yalan olur. Vallahi o zorladı. Ama bütün ekibi en baştan “Bakın, benim bulaştığım kurumların akıbeti pek hayırlı olmuyor” diye uyardım ama dinletemedim.

Huzurlu ve mutlu bir ailenin parçası olarak Bursa Bölge Müdürlüğü görevini sürdürdükten sonra Yönetici-Ortak olarak görevine devam etmekteyim. Ama bendeki sürprizler bitmez. Dedim ya şimdilik.


Zeynep Ertuğrul / Sistem Lideri

Karlı bir ocak günü Ankara’da dünyaya gelmişim. Babam o günü ajandasına şöyle not almış:

Bugün kızım dünyaya geldi.

Boy: 49 cm
Kilo: 2,90 kg
Hastaneye yattığı saat: 07:15
Doğum saati: 15:10

Bütün kuzenlerimi yakaladığım yerde muayene ettiğimden olacak ki evde herkes benim doktor olmamı beklerken, ben mühendis oldum. Güzel bir bahar günü yolum, benim için asıl okul olan İzgören Akademi ile kesişti. Önce Yönetici Asistanı olarak başlayan yolculuk, şu an Genel Merkez’de Sistem Lideri olarak devam ediyor. Irmak adında bir kızım var. Boş zamanlarımda zor insanlarla başa çıkmayı severim.