Kendinize Yabancılaşmayın

Şu sıralar dünyaca ünlü hastalığın gidişatı ile ilgili belirsizliğin içerisinde bir sele kapılmış gidiyorken bir tedirginlik içinde uyuyup uyanıyoruz. Gelecekle ilgili dinlediğimiz ya da okuduğumuz tahminler beklediğimiz kadar berrak değil. Bir bulanıklık var gözün kataraktlı görüşü gibi, bir boğuk ses var kulağın uğultulu duyuşu gibi. Bizim dışımızda gelişen koşullar karşısında özgür değiliz ama koşulların içinde aldığımız kararlarda özgürüz. Psikolog Magda B. Arnold “Seçimlere neden olan seçenin kendisidir” der. Gerçek olan bu koşulları özgür kararımla bir yana bırakmak istiyorum, baharı ise diğer yanıma almak. İliklerimize kadar hissetmek zorunda kaldığımız hani şu canım bahar. Karantina günleri olmasaydı bu kadar derinden hissedemeyecektik diye kucakladığımız bahar. Müşfik Kenter iki ay öncesine kadar yaşayamadıklarımızı ne güzel anlatmış:

Daha fazlasını oku

Dikkat “Z”ler Alışverişe Çıkıyor…

Ortalama yirmi yılda bir yeni bir nesil doğmuş ve doğan her yeni nesil kendine göre istek, ihtiyaç, eylem ve güdüler meydana getirmiştir. Bilgi çağının iletişimde ve alışverişte ülkeler arasındaki sınırların kalktığı, teknolojinin hayatın merkezinde olduğu bir dünyanın içine doğdular ve bu dünyada büyüyorlar. Öyle bir nesil ki bu nesil, 3 yaşında tablet ile ya da ebeveyninin mobil telefonu ile oyun oynayan, fotoğraf çeken, fotoğraf galerisine girip fotoğraflara bakan, video çekim yapan, hatta rehberden seçim yaparak telefonla arama yapabilen bir nesil.

Daha fazlasını oku

Koronavirüs Günlerinde Evden Çalışma Motivasyonu

Zor günler yaşıyoruz. Tüm dünyada, tüm sınırlardan bağımsız, tüm dengeleri ve en önemlisi kitlesel sağlığı derinden etkileyen, insanlığın yaşadığı en büyük felaketlerinden biri, Koronavirus… En büyük tesellimiz, kaybetmediğimiz umudumuz ve bugünlerin geçeceğine olan inancımız. Koronavirus, tartışmasız hayatın her alanında olduğu gibi iş hayatında da önemli değişikliklere neden oldu. Birçok kurum, merkezi otoritenin belirlediği çerçeve dâhilinde önlemler aldı, almakta… Bu da, faaliyetlerinde birtakım esaslı değişiklikleri beraberinde getirdi. Bunlardan en yaygın olanı evden çalışma: İşin niteliği uzaktan çalışmayı mümkün kılıyorsa bu önlem ve iş yapma şekli toplum sağlığı ve ekonomik boyutta da gerek şirketler, gerekse çalışanlar açısından en makul ve tercih edileni.

Daha fazlasını oku

Hayatta hak ettiğinizi değil…

12 Öfkeli Adam filmini izlediniz mi?

Yönetmenliğini Sidney Lumet’tin yaptığı 1957 yapımı orijinal adı 12 Angry Man olan film suç ve dram kategorisinde yer alıyor. 18 yaşındaki bir genç babasını bıçaklayarak öldürür. Bilirsiniz Amerikan Yargı Sisteminde mahkemelerde jüri üyeleri vardır. En azından izlediğimiz Amerikan filmlerinden biliyoruz. 🙂 Bu filmde de 12 jüri üyesi yargılama süreci tamamlanan 18 yaşındaki çocukla ilgili kararlarını vermekle ilgili Jüri Odasında 12 jüri üyesi 18 yaşındaki sanığın suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğuna karar vermek üzere görüşmeye başlar. Kanun gereği 12 jüri üyesinin tamamının aynı yönde oy kullanması gerekiyor. Yani 12 üye de suçlu ya da suçsuz kararında mutabık kalmalılar. Sanık suçlu bulunursa 1. derece cinayetten elektrikli sandalyede idam edilecek. Jüri başkanı oylamayı başlatıyor ilk oylamada 11 suçlu oyuna karşın 1 jüri üyesi suçsuz oyu kullanıyor. 8 numaralı jüri üyesi. Sonrasında tüm film bir odada 12 jüri üyesinin 18 yaşındaki sanığın suçlu olup olmadığı konusunda ki tartışmaları, bilgi alışverişinde bulunmaları ve birbirlerini ikna etme süreçlerini aktarıyor izleyicisine. Filmin bir başrol oyuncusu da yok.

Daha fazlasını oku

FeSaBi (Felsefe, Sanat, Bilgi) Bölüm 2 – “Sokağa Çıkma Amca”

22 Mart 2020 Pazar saat 00:00 itibariyle Türkiye’de Corona virüs salgınına önlem olarak 65 yaş ve üstündeki vatandaşların sokağa çıkmalarına izin verilmiyor.

65 yaş ve üstünde olsaydım ne hissederdim acaba? 65 yaş üstünü “yaşlı” olarak adlandırmak çok kestirme bir yöntem. TÜİK’in “Hayat Tabloları 2016-2018” araştırmasına göre yeni doğmuş bir bireyin ortalama yaşam süresi 78,3 yıl (erkeklerde 75,6 yıl, kadınlarda 81 yıl). Şu an evlerinden çıkmamalarını istediğimiz 65 yaşındakiler için ise ortalama yaşam süresi 82,9 yıl (erkeklerde 81,2 yıl, kadınlarda 84,6 yıl).

Daha fazlasını oku

FeSaBi (Felsefe, Sanat, Bilgi) Bölüm 1 – Asıl Virüs Kim?

Baharın ilk günü… Neler yaşandı mavi gezegenimizde; ne kışlar, ne yıkımlar, ne acılar… Yine de çiçekler açtı, bebekler güldü, yaşam denen mucize tomurcuklandı.

İnsanlık belki ilk defa böylesine topyekûn bir tehlikeyle karşı karşıya değil ama ilk defa olanların bu kadar farkında. Irk, ülke, cinsiyet, coğrafya fark etmeksizin türümüzün tehdit altında olduğunu bu denli net olarak fark ediyoruz. Hep gazetelerden okuduğumuz, televizyonlardan izlediğimiz, filmlerden yakınlık duyduğumuz felaketlere şahit olmuştuk. Oysa ilk defa günlük hayatlarımızı, yakınlarımızı ve kendimizi etkileyen bir tehlike duruyor karşımızda. Bununla birlikte virüsün yayılma hızının yüksekliğine rağmen ölüm oranları çok yüksek değil. 1. Dünya Savaşı’nda 17 milyon (o zamanki dünya nüfusunun binde 11’i), 2. Dünya Savaşı’nda 65 milyon (dünya nüfusunun binde 26’sı), İrlanda 1845 Büyük Kıtlığında 1 milyon (İrlanda nüfusunun binde 125’i) insan öldü.

Daha fazlasını oku

Evden Çalışmanın E-hali

Endüstri 4.0 ile birlikte değişim yolculuğunda İK’nın gündeminde yer alan konular arasındadır;  yeni çağ meslekleri, farklı çalışma modelleri, bireysel öğrenme metotları. Çoğunluğu global olan firmalar küçük ya da büyük ölçüde farklı modelleri sistemlerine entegre etme konusunda daha başarılılar. Yarına hazırlık yaparlar, deneyimlerken daha cesur davranırlar. Bugün ise ZORUNLU bir sebeple (Corona Virüsü-pandemik tehdit) büyük küçük firma demeden aynı refleksle profesyonel hayatı evlere taşıdık. Evden çalışma, online toplantı, dijital çözümler, uzaktan öğrenme, bireysel gelişim kavramlarına birkaç gün içerisinde hızla yakınlaştık, her birini çokça deneyimledik. Göze dev gibi görünen bu konular bugün için kolaylaştırıcı, pratik çözümler halini alıverdi.

 

Daha fazlasını oku

DinlEMEK

“Ben bir daha değerlendireyim size dönerim.” diyerek telefonu yeniden kapatmıştı. Halbuki bu yaptığımız 3. konuşmaydı. Her şeyi tekrar baştan anlattığım, üşenmeden sadece içi rahatlasın diye aynı sorulara teker teker yanıt verdiğim 3. konuşma. Aklındaki sorulara yanıt bulamadığından mıdır ya da konuşma süresince zihninde beliren yeni sorulardan mıdır bilinmez oldukça basit olan talep yine nihayete erememişti. Sorun aslında çok basitti. Ben konuşurken beni dinlememişti.

Daha fazlasını oku