Takım Çalışması Hep Gündemde Olacak

Yeni çağ, yeni dünya düzeni, Endüstri 4.0, robotlar… Evet, tam da bunlardan bahsediyoruz hepimiz. Hatta çoğunluğun evlerde karantinada kaldığı şu Covid-19 günlerinde, her şeyin değişip önem sıralarının alt üst olduğunda bile takım çalışmasının öneminin değil azalmak, arttığını görüyorsunuz değil mi? Salgına çare bulmak için aşı arayan takımlar, hastanelerdeki hastaları tedavi eden takımlar, işsiz-aşsız kalmış insanlara destek olmak için çalışan takımlar ve işine devam edip günlük hayatı sürdürebilmemiz için çalışan takımlar.

Daha fazlasını oku

Projelerde Konuşmadan Anlaşalım Tadında İletişim

Proje yönetimi, bundan 10 yıl kadar önce özellikli çalışmalar için yapılan kısıtlı sayıda iş modeli olarak görünürken, bugün hem işlerimizi iyileştirme hem de gelişim-girişim fırsatları nedeniyle kurumlarda var edilmek istenen bir iş yapma şekli olarak karşımızda duruyor. Proje yönetiminin kendine has bir dengesi ve döngüsü var. Proje kavramı ve yönetimi üzerine standartlar oluşturuldu, dünya çapında bir uygulama şekli var edilerek verimli olmasına çalışıldı.

Daha fazlasını oku

Kofona Corona

Tıpkı güçlü çenesini ve keskin dişlerini kullanmaktan hiç çekinmeyen, önüne gelen her türlü balığı parçalayan yırtıcı balık kofana gibi, hayatımızı keskin dişleri arasına aldı Corona. İş verenler, çalışanlar, devlet kurumları, ülkeler, serbest çalışanından kurumsal çalışanına kadar daha bir çokları Corona’nın keskin dişlerini gördüğü andan itibaren  tedbirler almak için birbirleri ile yarışmaya başladılar.

Daha fazlasını oku

Kararlarımız Ne Kadar Bize Ait?

Karar verme, kişinin kendi yaşamı, yaşam kalitesi için elinde olan en önemli becerilerden biridir. Karar verme tanımına bakılırsa bir ihtiyaç durumunda bu ihtiyacı karşılamak amacıyla mevcut seçeneklerden duruma en uygun olanın seçilmesi şeklinde görüyoruz. Yani bir seçme işinden bahsediyoruz. Bunun her ne kadar matematiği, metodu olsa da önümüzde sergilenen seçenekler acaba ne kadar kendi seçme özgürlüğümüze göre var oluyor?

Cass R. Sunstein, Richard H. Thaler tarafından yazılmış Dürtme isimli kitapta seçim mimarları diye bir kavramla tanıştım. Mantığı insanların özgür karar verme süreçlerinde seçimlerini yaparken, onu yönlendirecek küçük hareketlerle dürtmek. Bu müdahaleyi marketlerden seçtiğimiz sağlık poliçesine, çocuğumuz için okul tercihi yapmaktan bir şey ararken Google yaşadığımız durumlara kadar, birçok yerde fark edebiliriz. Durum şu özetle; kendiniz için bir pantolon bakıyorsunuz, sanal ya da fiziki mağazaya girdiniz. Özellikleri yazdığınızda bir raf / sayfa dizilimi görüyorsunuz. Her ne kadar seçim kriterlerini siz belirlemiş olsanız da alternatifler önünüze seçim mimarları tarafından tasarlanarak geliyor. Hayalinizdeki/ ihtiyacınız olan pantolona ulaşana kadar 8 sayfa arar ya da katlanmış rafların en arkasındaki modellere kadar ilerleyebilir misiniz? Çoğu kez, bize ilk sunulan alternatiflerde tasarlanan cazip sebepler bizi, o 8. sayfaya kadar gitmemek adına dürtüyor ve seçiyoruz. Karar verme sürecine tekrar bakarsak sorun yok gibi, ama bu gerçekten doğru karar oldu mu? Tartışılır😊

Daha fazlasını oku

Hangi Rolün İyi Geldi?

Dünyada yaşanan bir salgın sebebi ile 5 haftadır evlerimizdeyiz. İşimiz ev, evimiz ev, gezmemiz ev, bahçemiz ev, oyun alanımız ev, misafir alanımız ev yani kısaca tüm yaşantımız evlerimiz oldu.

Her birimiz bu süreci farklı öğretiler ve deneyimlerle geçiriyoruz.

Ben mi? Samimiyetle zorlandığımı paylaşmak isterim.

Daha fazlasını oku

Coronavirüs Günlerinde Evden Çalışma Motivasyonu

Zor günler yaşıyoruz. Tüm dünyada, tüm sınırlardan bağımsız, tüm dengeleri ve en önemlisi kitlesel sağlığı derinden etkileyen, insanlığın yaşadığı en büyük felaketlerinden biri, Coronavirus… En büyük tesellimiz, kaybetmediğimiz umudumuz ve bugünlerin geçeceğine olan inancımız. Coronavirus, tartışmasız hayatın her alanında olduğu gibi iş hayatında da önemli değişikliklere neden oldu. Birçok kurum, merkezi otoritenin belirlediği çerçeve dâhilinde önlemler aldı, almakta… Bu da, faaliyetlerinde birtakım esaslı değişiklikleri beraberinde getirdi. Bunlardan en yaygın olanı evden çalışma: İşin niteliği uzaktan çalışmayı mümkün kılıyorsa bu önlem ve iş yapma şekli toplum sağlığı ve ekonomik boyutta da gerek şirketler, gerekse çalışanlar açısından en makul ve tercih edileni.

Daha fazlasını oku

Kendinize Yabancılaşmayın

Şu sıralar dünyaca ünlü hastalığın gidişatı ile ilgili belirsizliğin içerisinde bir sele kapılmış gidiyorken bir tedirginlik içinde uyuyup uyanıyoruz. Gelecekle ilgili dinlediğimiz ya da okuduğumuz tahminler beklediğimiz kadar berrak değil. Bir bulanıklık var gözün kataraktlı görüşü gibi, bir boğuk ses var kulağın uğultulu duyuşu gibi. Bizim dışımızda gelişen koşullar karşısında özgür değiliz ama koşulların içinde aldığımız kararlarda özgürüz. Psikolog Magda B. Arnold “Seçimlere neden olan seçenin kendisidir” der. Gerçek olan bu koşulları özgür kararımla bir yana bırakmak istiyorum, baharı ise diğer yanıma almak. İliklerimize kadar hissetmek zorunda kaldığımız hani şu canım bahar. Karantina günleri olmasaydı bu kadar derinden hissedemeyecektik diye kucakladığımız bahar. Müşfik Kenter iki ay öncesine kadar yaşayamadıklarımızı ne güzel anlatmış:

Daha fazlasını oku

Dikkat “Z”ler Alışverişe Çıkıyor…

Ortalama yirmi yılda bir yeni bir nesil doğmuş ve doğan her yeni nesil kendine göre istek, ihtiyaç, eylem ve güdüler meydana getirmiştir. Bilgi çağının iletişimde ve alışverişte ülkeler arasındaki sınırların kalktığı, teknolojinin hayatın merkezinde olduğu bir dünyanın içine doğdular ve bu dünyada büyüyorlar. Öyle bir nesil ki bu nesil, 3 yaşında tablet ile ya da ebeveyninin mobil telefonu ile oyun oynayan, fotoğraf çeken, fotoğraf galerisine girip fotoğraflara bakan, video çekim yapan, hatta rehberden seçim yaparak telefonla arama yapabilen bir nesil.

Daha fazlasını oku