Çalışanlar Neden Sorumluluk Almak İstemez?

Bir kurum ya da şirkette çalışanlar neden sorumluluk almak istemez? Bunun muhtelif sebepleri olabilir. Bu yazımda, bir iş yeri ziyaretinde gördüklerimi, şahit olduklarımı  paylaşmak istedim. Neden çalışanların sorumluluk almadığınının canlı bir örneğini gördüm, yaşadım.

İkinci neslin yönettiği biz şirketteydim. Kurucu baba daha pasif görev almış ve bütün sorumluluk ve yetkiyi büyük oğluna devretmişti.

Sıklıkla, sayılar bize çok şey anlatıyor. Dünyada ve Türkiye’de, ikinci nesile geçen şirketlerin yüzdesi % 20’nin altında. Bu güzel aile şirketi o şanslı azınlıktan biri.

Şirket giderek büyüyor, üretimini ve satışını arttırıyor. Her geçen gün yeni çalışanlar gruba katılıyor.

Buraya kadar her şey normal gibi gözükse de patronun ana şikayet konusu, üzerinde çok yük olması ve çalışanların sorumluluk almaması oldu. Dikkatli dinledim, notlar aldım. Görüşmemizin ardından şirket içinde gözlemlerde bulunmaya başladım.

İki gün sonra yatırılması gereken bir ödeme patrona söylediğinde; “Daha bunun iki gün ödemesi var” deyip çıkışırken, aynı gün ödenmesi gereken bir resmi kurumu harcı için, “Bu, bugün mü söylenir?” deyiveriyordu.

Herkes bu öfkeden ve sabırsızlıktan nasibini alırken patronun üzerindeki yük giderek artıyordu. Geceleri uyku tutuyor mu diye sorduğumda, “Vallahi akşam üç defa uyandım, yatakta oturdum” deyiverdi.

Peki, sana sormadan bir iş yapılıyor mu diye sorduğumda; “Hele bir yapsınlar, mümkün değil. Mutlaka herşeyden haberim olmalı” demişti.

Bu başarılı, girişken yönetici aslında çalışanların sorumluluk almaktan kaçınmasının asıl sorumlusunun kendisi olduğunun farkına varamamıştı.

Çalışanlarımıza değer vermediğimizde, bunu onlardan esirgediğimizde başımıza ne musibetlerin geleceği kestirilemez. Sürekli barut fıçısı gibi gezen yöneticilerin olduğu ortamlarda çalışanlar özellikle sorumluluk almaktan kaçınırlar. Çünkü bir şey söylediklerinde ne tepki alacaklarını kestiremezler. Bazen ekip arkadaşlarının içinde azar işiterek mahçup olurlar bazen de işe katkı sağlamak isterlerken heveslerinin kırıldığını içlerinde hissederler.

Eğitimlerimizde ve danışmanlıklarımızda “iç iletişim”in önemini çok vurgularız. Sağlıklı bir iç iletişim şirket verimliliğini direkt olarak olumlu etkiler.

Yetki devri yapmayan, yapamayan yöneticiler işlerin altında ezilirler.Bir süre büyük başarı ile yönetilen işler büyüdüğünde ekip genişler ve yeni çalışanlar takıma katılır. Ancak siz herşeyin size sorulmasını isterseniz bunun iki sebebi olabilir; ya o kişinin  yeteneğine, ya da o işi yapabileceğine güvenmiyorsunuz. Bu iki bileşenin toplamına da “yetkinlik” diyoruz.

O zaman şu sorular akla geliyor; “Acaba doğru insanı seçtiniz mi, eğer doğru kişiyi seçtiyseniz, onu bir eğitim programından geçirdiniz mi?

Yoksa yüzme bilmeyeni derin suya atmak gibi, işlerin ortasına mı attınız?

Önce soruları patron, yönetici olarak kendimize sormamız gerek.

Neden sorumluluk almayan çalışanlarım var sorusunun cevabı belki de sizde gizlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir