empty

english-falg-0turkiye-0

 
Okan Yılmaz

Okan Yılmaz

E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

“ Bir elin nesi var iki elin sesi var “, “ Birlikten kuvvet doğar “, “ Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz “ gibi atasözleriyle büyüdük. Bu atasözleri tam olarak ne zaman ortaya çıktı bilmiyorum ama “ Takım “ olmanın önemi üzerinde herhalde son 40 – 50 yılda çok daha fazla durulmaya başlandı. Günümüzde ise artık hemen hemen tüm kurumlar takım çalışmasının öneminin farkına varmışlar ve kurumlarını bu yönde geliştirmeye çalışıyorlar ve çok net görülüyor ki,En başarılılar; aslında bireyler değil, en başarılı Takımlar.

 

İşsizliğin % 15’leri aştığı, hatta genç nüfusta % 23’ler seviyelerine ulaştığı, ekmeğin artık Aslan’ın midesine kadar indiği günleri yaşıyoruz.

Özel sektörde ya da kamu kurumlarında iş bulabilmek büyük bir şans. Bu yüzden insanlar, genellikle çalışmayı çok istedikleri yerlerden ziyade, işi bulabildiği firmalarda çalışmaktalar. Durum böyle olunca da, binlerce belki de milyonlarca mutsuz çalışanın olduğu bir ülke haline geldik.

 

Bugün size dünyanın en ucuz ama en kaliteli, enerji kaynaklarından birisini aktaracağım. Aslında hatırlatacağım demek daha doğru olur. Çünkü çoğunuzun bildiği ama bazılarımızın bazen kullanıp, bazılarımızın ise hiç kullanmadığı bir kaynak bu.

Bir sihirli değnek de diyebiliriz aslında.

 

Hayatımızda birçok kez duyma ihtimalimiz var bu cümleyi. Hele bir de, bir şirkette şirket hedeflerini gerçekleştirmeye çalışan bir ekibin sorumlu yöneticisiyseniz, bu ihtimal daha da büyür.

Düşünün yılsonu performans görüşmesi yapıyorsunuz. Yöneticiniz performansınıza yönelik bir sürü şey söyledikten sonra sadede gelir. “ ama hedefler tutmadı “

 

Günümüz dünyasında, peşinden koşulan, en çok aranılan, ihtiyaç duyulan yetkinliklerden birisi.

Bu çok duyduğumuz klişe bir cümle…

Peki neden bu kadar önemli yaratıcılık? İş dünyasında yaratıcı biriyseniz, ya da yaratıcı bir ekibe sahip ve bu toplu yaratıcılık gücünü yönetebiliyorsanız, İşinizde, ürünlerinizde, fark yaratabiliyorsanız, üstelik bunu sürekli yapabilecek bir birikime, deneyime, insan kaynağına, sahipseniz bir veya bir kaç adım öne geçebiliyorsunuz.

Sistem artık her şeyi çok hızlı tüketmek üzerine kurulu, Gıdalar, giyecekler, teknoloji… ve aklınıza gelebilecek pek çok şey...

 

Evet… Günümüz iş dünyasında yaratıcı olmanın, fark yaratmanın, bu potansiyeli değerlendirmenin önemine değindikten sonra, bu özelliğin geliştirilebilir olduğunu vurgulamış küçük bir öyküyle noktalamıştık geçen yazımızı.

Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

Dünyanın her tarafında tanınan bu fare Mickey Mouse, genç sanatçı ise hayatının rüyasını asla terk etmeyen Walter ( Elias ) Disney'di...

 

Eskiden çalıştığım iş yerimde, 2001 yılında yeni bir göreve atanmıştım. Yeni görevim,  şirketin genel müdürlüğündeydi, Bölümümüz ve ekibimiz yeni kuruluyordu. Ben bu göreve şirket içinden atanmıştım. Benimle aynı pozisyona birkaç ay sonra da başka bir şirketten bir arkadaş atanmıştı.

Selçuk… Yeni iş arkadaşım, takım arkadaşım, ortağımdı. O da benim gibi yıllar boyunca satış ve saha görevlerinde bulunmuş oldukça tecrübeli birisiydi. Yıllardır aynı işi yapan bizlerde oluşan iş körlüğünü azaltmak, farklı tecrübeleriyle yeni bakış açıları kazandırması, farklı katkılar sağlaması amacıyla şirket dışından bu pozisyona alınmıştı...