empty

english-falg-0 turkiye-0

 
Tülay Üstündağ

Tülay Üstündağ

E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

yaraticilik

Sağımdan solumdan sesler geliyor. Duymak istemesem de dinliyorum. Elimde değil ki…

Yedisinden yetmişine konuşmalar… Çocuklar da büyükler de aynı ifadeleri kullanıyor. Tümceler kulağımda asılı kalıyor:

 

 

Eleştirinin tanımları gözden geçirildiğinde şu ifadeyle karşılaşılır: “Bir insanı, bir konuyu, bir yapıtı, doğru ve yanlış yönlerini bulup göstermek amacıyla inceleme işi.” (1) Gözlemlerime dayanarak günlük yaşamda eleştiri sözcüğünün bu anlamda kullanıldığını sanmıyorum.

Eleştiri aklıma önce eş anlamlısı olan “tenkit” etmeyi getiriyor. Tenkit içinde de doğrudan çok, yanlışı vurgulamak var. Olumlu bir anlam hissedemiyorum. Üstelik tenkitle; kimi zaman insanı çok yönlü yıpratan, içini acıtan ve bireysel öfkeyi çoğaltan bir tutum gözlüyorum.

 

Duyup önemsemediğiniz, söyleyip dinlemediğiniz, görüp rahatsız olmadığınız ve okuyup fark etmediğiniz yanlış dil kullanımları var mı? Bence var. En çok karşılaştığım yazılı örneklerden bir bölümünü paylaşmak isterim...