empty

english-falg-0 turkiye-0

Lider Olmak

ANA SAYFA \ BLOG \ Lider Olmak
 

 

lider-olmak1LİDER OLMAK

Liderlik ile ilgili birbirinden farklı, çok sayıda tanımlama yapabiliriz. Öyle ki, bugüne kadar tarihin gördüğü lider sayısından çok lider tanımı yapılmıştır diyecek kadar bile ileri gidebiliriz. Peki, bu konuyla ilgili olarak aşağıdaki soruları sormak bizi doğru bir tanımlamaya götürebilir mi?

Gerçek lider kimdir?

İyi bir lider olmanın incelikleri nelerdir?

Liderlik yönetimin fonksiyonlarından biri midir?

Doğuştan lider olunur mu?

Liderlik öğrenilebilir mi?

Bu soruları çoğaltabiliriz, ancak bu bizi durağan bir düşünceye doğru sürükleyebilir. Sonuçta deniz, toprak, ağaç gibi doğal kavramlardan bahsetmiyoruz. Sürekli değişen, gelişen ve insana göre şekillenmesi gereken, kesin doğruları olmayan ya da doğruları herkese göre değişebilen bir olgudan bahsediyoruz.

Şems-i Tebrîzî’nin dediği gibi “Zor olan, hayatın içinde insan olmaktır”. İnsani değerlere önem vermeyen yöneticiler, ekip çalışmasından, ekip olmaktan uzaklaşarak sadece işe odaklanırlar. Yöneten kişinin çevresindekilere değer verip, onları doğru yönlendirebilmesi ise gerçek bir beceridir. Bu yönlendirme ancak güçlü kişilik özelliklerine sahip, en az yetkiye ihtiyaç duyan yöneticilerle gerçekleşebilir.

İyi bir lider, çalışma arkadaşlarını iyi tanımakla işe başlar. Tanışma sonrası ise şirketin/kurumun hayat amacı ve gelecek hayali herkesin katkısı ile belirlenir. İşte, bu iki nokta arasında en sağlıklı nasıl ilerleyebiliriz düşüncesi, bize yönümüzü ve gideceğimiz noktayı gösterecek yol haritasını çıkaracaktır.

Çalışma arkadaşlarımızın yeteneklerine göre belirlenmiş olan kulvarlar, sonunda ulaşmak istediğimiz yere bizi en doğru şekilde götürecektir. Burada karşımıza çıkacak en büyük sorun, her çalışanın sahip olduğu farklı kültürel özelliklerdir. Bu farklılıkları koruyarak, dengeli ve uyumlu bir iş ortamı sağlayabilmek, uyumu olumsuz etkileyen alt kültür unsurlarını değiştirmek için sabırlı olmamız gerekir. İnsanların severek işe geldikleri, işlerini yaparken eğlendikleri, en önemlisiyse çalıştıkları sürece mutlu oldukları bir ortam için “hayatın içinde insan olmak” fikri, gerçek bir liderin olmazsa olmaz kuralı olmalıdır.

Analitik, özgüvenli, öngörü sahibi olabilen pozitif liderlik bitmez bir süreçtir. Lider, aktif dinleyicidir, etkileyendir, değişimin öncüsüdür, yaratıcıdır, sorgulayandır, motive edicidir. Ekip kurar, yenilikçidir, iletişim yeteneği kuvvetlidir, mücadele edebilir, takım ruhu felsefesine inanır ve güvenilirdir, en çok da fikirleri gerçeğe dönüştürebilendir. İyi bir lider çalışma arkadaşlarının kişisel özelliklerini anlayıp hangi durumda liderlik hangi durumda yöneticilik özelliklerinin baskın olması gerektiğini veya bu iki rolü nasıl harmanlaması gerektiğini etkili bir şekilde belirleyebilendir.

Yöneticilik ve liderlik kavramları birbirinin alternatifi değil, sistem liderliği teorisinde tamamlayıcısıdır. Baskıcı, otoriter liderler sindiricidir ve körü körüne itaat beklerler. İletişimleri tek yönlüdür. Denetleyici ve olmazsa olmaz eğilimindedirler. Hedeflerine varıldığı sürece, takipçilerin tepki ve duyguları ile ilgilenmezler. Yapılmasını istedikleri şeyler genelde çabuk ve istedikleri şekilde gerçekleşir. Bu lider türü kendisi ile birlikte çalışan insanların yapılan işe katacakları zenginlik ve çeşitlilikten mahrum kaldığını kolay kolay fark edemez.  Çalışanları arasında kırgınlıklar vardır, yol göstericisi oldukları düzene korku salarlar, işe alımlar ve ayrılmalar yüksek oranda olur. Unutulmamalıdır ki empati yeteneğini geliştirmeyen liderler çalışanlarına liderlik değil ancak gardiyanlık yapabilirler. Çalışanlarının gelişini kapıda bekleyen, çıkacakları saati dakika dakika takip eden bir lider, çalışanın işe odaklanmasına engeldir. Çalışan kişi, bu otoriter yaklaşım karşısında işe değil, bulacağı bahaneye odaklanır. Geç kalmasına ya da erken çıkmasına neden olan insani ve doğal nedenleri bile açıklamakta zorlanır, fiziksel olarak rahatsızlık duyar. Bu duygusal ve fiziksel rahatsızlıklar da temelde iş kaybıdır ve çalışanı işten soğumak, işi sevmemek, ait olduğu takımdan uzaklaşmak gibi sonuçlara kadar götürür.

Yönetici, yetkisi ve otoriter yaklaşımıyla her ne kadar disiplini sağladığını düşünse de aslında olan, güven, sevgi, saygı ve iş kaybıdır. Önemli olan size, yaptığı işe ve kurumuna bağlılık duyan insanlarla çalışmaktır, otoriteye itaat eden çalışanların ise her an başkalarına itaat etme ihtimalleri vardır. Çünkü “İnsanlar işlerinden değil yöneticilerinden ayrılır”.

Liderlik her zaman kurumlarda yönetici konumunda olan çalışanlarda vücut bulan bir özellik anlamına da gelmez. Yönetici olmayıp da birlikte çalıştığı insanlar arasında doğru şekilde yönlendirici olabilen, kişisel değerleri ve alışkanlıkları ile iyi örnek olabilen, insanların takip etmekten keyif duyduğu “görevlendirilmemiş liderler” de vardır. Kurumlar bu görevlendirilmemiş liderleri sayesinde de yol alıp başarılarını artırırlar. Bu kişilerin aidiyetini sürdürebilmek çok önemlidir ve gerçek değerleri ancak kurumdan ayrıldıktan sonra anlaşılır.

İş dünyası, insanların her ne pahasına olursa olsun birbirini geçmek için koştuğu 100 metre yarışı değildir. Takım arkadaşlarına rol model olabilmiş bir lider hem iş hem kariyer hem de insani yaklaşımlar bağlamında “güvendedir” çünkü liderlik size verilmiş bir unvan değildir, sizin karakterinizde başlar, oluşturduğunuz güvenle devam eder.

Gerçek bir lider için başarının karşıtı başarısızlık değildir. Çünkü başarıya ulaşmak için onlarca kere başarısızlık yaşamanın, hata yapmanın doğal olduğunu bilecek kadar ileri görüşlü ve sabırlıdır. İş ortamındaki olumsuz gelişmelerde, sorunu ortaya çıkaranı cezalandırarak sorundan kurtulmayacağını, sorumluluktan kaçmış olacağına inanan da yine gerçek liderlerdir.

Başarıyla sonuçlanmış bir iş, ekibin başındakinin iyi bir lider olduğunu göstermek için yeterli değildir. Liderlik anlık başarılar değil bütünsel başarıları kapsar. Liderler başarıya giden yolda ekip arkadaşlarına yol gösteren ve mücadelelerinde onların önlerine çıkanları kaldıran, destekleyendir. Başarıyı sadece kendine mal edenler, ekip arkadaşlarının emeklerini yok sayanlar, yetkileri ve otoriteleri ölçüsünde başarı dilimini sahiplenenler gerçek liderlikten çok uzaktırlar.

Unutulmamalıdır ki;

İyi bir lider, başarının yalnızca kendisine bağlı olmadığı gerçeğinin farkında olup, yemeklerini yalnız yemekten vazgeçebilendir.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

En Çok Okunanlar