empty

english-falg-0 turkiye-0

Pondy İle Çatışmanızı Yönetmeniz Mümkün

ANA SAYFA \ BLOG \ Pondy İle Çatışmanızı Yönetmeniz Mümkün
 

 

catisma-yonetimi

 

HP, Shell, IBM, General Electric gibi şirketler, kurum içi çatışmayı bastırmak yerine açık açık teşvik etmeye başladı. Günümüz iş dünyasında potansiyel çatışmasını görmezden gelmeyerek etkin bir şekilde yönetebilen şirketler, bu olumsuz durumdan güçlenerek çıkmanın yollarını aramaya başladılar. Sosyal medya üzerinde #iksohbeti etiketiyle yapılan paylaşım oldukça dikkat çekicidir. “Çatışma yönetimi nükleer santral gibidir. Yönetebilen kişi büyük bir güç elde ederken, yönetemeyen kendini ve etrafını, ekibini, projeyi mahvedebilir.”

Çatışma yönetimi konusunda birçok yöntem uygulanmaktadır. Bunların başında Thomas Killman ve onun türevlerinden geliştirilen çözümler revaçtadır. Oysa çatışma yönetiminde Pondy Modeli olarak geçen ve çatışmanın evrelerini tarif eden model bir nevi çatışmanın ayak seslerini nasıl izlememiz gerektiğini bizlere göstermektedir. Geçmiş ve geleceği bir arada ortaya koyan Pondy Modeli çatışma yönetimi çözümlemelerinde en kritik araçtır.

 

 

Pondy’ye göre çatışma 4 evreden oluşmaktadır. Bunlar;

A) Potansiyel Çatışma: Çatışma henüz başlamamış, ancak çatışmayı başlatabilecek koşullar oluşmuştur. Örneğin, bir örgütte grupların amaç farklılıkları, kıt kaynakların örgüt alt birimleri arasında dağıtılması, güç farklılıkları ve dağıtımda izlenen yöntemler çatışma yaratabilecek potansiyel durumlara örnek verilebilir.

B) Algılanan Çatışma: Taraflar potansiyel çatışmanın farkına varmış yani durumu algılamışlardır. Üstelik konu hakkında taraflar kendi aralarında bilgi transferi yapmaya başlamışlardır. Olaya henüz duygular karışmamıştır.

C) Hissedilen Çatışma: Çatışma halindeki taraflar olaylar karşısındaki duygularını ifade etmeye başladıkları, öfke ve kızgınlığın yaşandığı evredir.

Bu evrede, taraflar birbirlerine yönelik olumsuz duygular beslemeye başlamıştır. Böylelikle bir sonraki aşamanın zemini oluşmaktadır. Çatışma kişiselleştirilir. Her iki taraf da, “biz” ve “onlar” tutumu geliştirir ve birbirlerini suçlamaya başlarlar. Çatışma kızıştıkça, taraflar arasındaki işbirliği ve uyum da azalmaya başlar.

D) Açık Çatışma: Bu evrede, taraflardan biri, diğerine karşı nasıl mücadele vereceğine karar vermiştir. Artık her iki taraf birbirlerine zarar vermeye ve amaçlarına ulaşmalarını engellemeye başlar. Açık çatışma, karşılıklı olarak tartışma ve fiziksel şiddet gösterme şeklinde ortaya çıkabilir. Karşılıklı ağır sözler kullanma, bilgi paylaşmama veya sabote etme gibi davranışlar görülür. Yani yangın çıkmış ve ortalığı sarmıştır.

Çatışma, hayatın içerisinde doğal olarak var olan bir durumdur. Hatta henüz ortada kimse yokken bile kişinin kendi içinde başlayabilir. Duygu değil, sadece bilgi transferi olduğu ve konu kişiselleştirilmediği sürece çatışmanın yönetilebildiğini görüyoruz.

Dolayısıyla yapılması gereken, her türlü çatışmada Pondy Modelini düşünerek hangi evrede olunduğunun analiz edilmesi bir nevi sigorta görevini görecektir. Algılanan çatışmadan, duygunun harekete geçmeye başladığı evre olan hissedilen çatışmaya geçişi yakalamak ve orada durabilmek çatışmanın münakaşaya dönüşmeden profesyonel bir şekilde çözülmesini sağlayacaktır.

Profesyonel kalabilmek ve sakin kalabilmek, Pondy Modelinin hem iş hem de özel hayatta kullanılması ile mümkündür. Yeter ki, bir sonraki evreye geçildiğinde ondan sonra oluşacak durumu Pondy ile öngörebilelim.

Duygusunu tıpkı bir farenin deliğinden kafasını çıkarttığı an gibi yakalayabilen, amatör değil profesyonel kalabilecektir.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

En Çok Okunanlar